Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projelerimiz
ALZHEIMER ÇAĞRI MERKEZİ PİLOT UYGULAMADAN ÇIKIYOR TÜRKİYE GENELİNE YAYILIYOR
Türkiye'nin İlk Alzheimer Destek Hattı: 0 800 261 78 40
Alzheimer hasta yakınlarına psikolojik destek vermek amacıyla Bilim İlaç'ın desteği, Alzheimer Derneği ve Alzheimer Vakfı'nın katkılarıyla Türkiye'de ilk kez hayata geçirilen Alzheimer Çağrı Merkezi, 30 Eylül'den itibaren ülke geneline yayılıyor. Alzheimer hasta yakınları 0800 261 78 40 numaralı telefonu ücretsiz arayarak uzman psikologdan destek alabilecek.
Türkiye'de 350 bin, dünyada 25 milyondan fazla insanı etkileyen Alzheimer hastalığı yaşlılık döneminin en sık görülen sağlık sorunu olarak kabul ediliyor. Hasta yakınlarının yaşam kalitesini yükseltmek ve doğru yönlendirilmelerini sağlamak amacıyla Bilim İlaç'ın desteği, Alzheimer Derneği ve Alzheimer Vakfı'nın katkılarıyla 15 Haziran 2009'da pilot proje olarak hayata geçirilen Alzheimer Çağrı Merkezi, 30 Eylül itibariyle Türkiye geneline yayılıyor.
"Alzheimer Çağrı Merkezi"nin Türkiye geneline yayılmasına dönük 30 Eylül'de Swiss Otel'de düzenlenen basın toplantısı, Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Emre, Alzheimer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Engin Eker ve Bilim İlaç Genel Müdürü Dr. Erhan Baş'ın katılımıyla gerçekleşti. Alzheimer Çağrı Merkezi'ni İzmir'den arayarak psikolojik destek alan Oytun Ailesi ise çağrı merkezi deneyimini basın toplantısında katılanlarla paylaştı.
Alzheimer'lı yakına eş ve çocuk bakıyor
15 Haziran 2009'da başlatılan pilot çalışmada; İzmir, İstanbul ve Ankara'da 30 uzman doktorun hasta yakınları hedef alındı ve pilot çalışma beklenenden daha fazla ilgi gördü. Pilot olarak yürütülen çalışma sonucunda; Alzheimer Çağrı Merkezi ile ilgili 250 hasta yakını bilgilendirildi. Gelen aramalarda hasta yakınlarının %75'inin Alzheimer hastalığı hakkında bilgi ve psikolojik destek talebi olduğu gözlemlendi. Pilot çalışma süresince üç şehir arasında Alzheimer Çağrı Merkezi'ni en çok arayanlar İzmirliler oldu. Arayan hasta yakınlarının büyük çoğunluğunun hastanın eşi, kızı veya torunu olduğu gözlemlendi. Hasta yakınlarının %71'ini bayanların, %50'sini ise 41-60 yaş aralığındaki kişilerin oluşturduğu tespit edildi.
Alzheimer hastalığının artış gösterme riski en fazla olan iki ülke; Hindistan ve Türkiye...
Bilim İlaç Genel Müdürü Dr. Erhan Baş, "Türkiye'de yaşamın uzamasıyla birlikte yaşlılığa bağlı olarak Alzheimer hastalığının giderek artması söz konusu. Bunamanın en sık sebebi olan Alzheimer hastalığı konusunda toplumu bilinçlendirmek istiyoruz. Dünya genelinde yaklaşık 25 milyon olan hasta sayısının önümüzdeki yıllarda hızla artacağını görerek bugünden harekete geçmek gerektiğini düşündük. Genç nüfusa sahip Hindistan ve Türkiye'nin gelecekte en fazla yaşlı nüfusa sahip ülkeler olacağı öngörülüyor. Bu sebeple, her iki ülke nüfusunun da 65 yaş ve üstünde (65 yaş üstü 100 kişiden 8'inde Alzheimer hastalığı görülmektedir) Alzheimer hastalığına yakalanma riski yüksek... Bu önemli öngörüden yola çıkan Bilim İlaç; Alzheimer hastalığı ile ilgili bilinçlendirici çalışmalar yaparak, konuyu gündemde tutmak ve hastalığa yakalanma riskini azaltmak konusunda destek olmak istiyor. Alzheimer Çağrı Merkezi ile amacımız, hasta yakınlarının yaşam kalitesini artırmak. Çağrı merkezimizin pilot çalışmasına gösterilen ilgi projemizin yaygınlaştırılması için bize umut verdi." diye konuştu.
Alzheimer Eylem Planı Unutulmamalı!
Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Emre ve Alzheimer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Engin Eker sinsi bir unutkanlıkla başlayan Alzheimer hastalığının en fazla hasta yakınlarını etkilediğini, hasta yakınlarının %60'ında depresyon ve hipertansiyon hastalığının görüldüğünü anlattılar.
Londra'daki King's Üniversitesi'nin yaptığı bazı araştırmalardaki çarpıcı rakamlara dikkat çeken Alzheimer Derneği Başkanı Prof. Dr. Murat Emre, "2050 yılında Alzheimer'lı hasta sayısı 115 milyon olacak. Bu doğrultuda, dünyada birçok ülke Alzheimer Eylem Planı hazırlıyor" dedi.
Alzheimer Vakfı Başkanı Prof. Dr. Engin Eker ise ülkemizde Alzheimer hastalığının artış gösterme riskinin yüksek olması sebebiyle Alzheimer Eylem Planı'nın hazırlanması gerektiğine dikkat çekti ve Çağrı Merkezi projesinin öneminin altını çizdi.
Alzheimer
Alzheimer; kesin tedavi olanakları olmayan, toplumun yaşlı kesimini etkileyen, hastayla birlikte tüm bir ailenin de yaşamını değiştiren ve uzun yıllar süren kronik bir hastalıktır. Hastalık süresince toplumsal destek çok önemlidir. Aktif yaşayan ve üreten bir yetişkinin giderek çocuklaşması, geçmişte edindiği becerileri birer birer yitirmesi ve tamamen bakıma muhtaç hale gelmesi, bu konuyu sıradan bir sağlık sorunu olmaktan çıkarmaktadır.
Alzheimer Çağrı Merkezi
Alzheimer Çağrı Merkezi'nde uzman psikologlar hafta içi her gün 09:00-17:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Uzman psikologlar tarafından ayda bir hasta yakınlarının düzenli takip aramaları yapılıyor ve gerektiğinde hastanın doktoruyla da irtibata geçilerek, süreçle ilgili bilgi aktarılıyor.
ALZHEIMER DERNEĞİ ve ALZHEIMER VAKFI HAKKINDA
Alzheimer hastalığı ve diğer demans sendromlarıyla ilgilenen sağlık personeli, hastalar, hasta yakınları ve gönüllüler tarafından 1997 yılında kurulmuştur. Hastalık bilincinin geliştirilmesi, hastalığın toplumda tanınmasının sağlanması, hastaların ve yakınlarının desteklenmesi, kendi kendilerine yardım için zemin hazırlanması, daha iyi bilgilenme ve bakım sağlanması, bu konudaki bilimsel çalışmaların arttırılması ve desteklenmesi amacını gütmektedir.
Bu amaçla toplumsal bilinci geliştirici, hasta yakınlarının ve ilgili sağlık personelinin eğitimini sağlayıcı, hastaların ve yakınların yaşam kalitesini yükseltici, hastalara bakım olanaklarını iyileştirici, mevcut bilimsel verileri geliştirici çalışmaları, ulusal ve uluslararası kurumlarla işbirliği içinde yürütür.
OSCAR'LI SHINE FİLMİNE KONU OLAN ŞİZOFRENİ HASTASI PİYANİST TÜRKİYE'YE GELDİ...
HEM DAHİ, HEM ŞİZOFREN, HEM PİYANİST...
HAYATININ CANLANDIRILDIĞI VE OSCAR KAZANAN SHINE FİLMİNİN KAHRAMANI PİYANİST DAVID HELFGOTT BİLİM İLAÇ DESTEĞİ İLE 12 EYLÜL'DE İSTANBUL AYA İRİNİ MÜZESİ'NDE, 14 EYLÜL'DE CEMAL REŞİT REY KONSER SALONU'NDA KLASİK MÜZİK SEVERLERLE BULUŞTU.
Despot bir babanın üstün yetenekli oğlu olarak dünyaya gelen ve ilginç hayat hikayesi ile Shine isimli filme konu olan David Helfgott, Bilim İlaç'ın Ana Sponsorluğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı'nın desteği ile İstanbul'a geldi. İlk kez Türkiye'ye gelen olan Helfgott, Aya İrini Müzesi'nde ve Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda klasik müzik severler ile buluştu.
Sergei Rahmaninoff'un dünyanın çalınması en zor parçası olan ve dünya üzerinde sadece 3-4 kişinin eksiksiz çaldığı 3. Senfoni'yi başarıyla çalabilen David Helfgott, bugün dünyanın en önemli piyanistlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Geoffrey Rush'a en iyi erkek oyuncu Oscar'ını kazandıran Shine filminde, ruh sağlığı pek yerinde olmayan, müzik aşığı bir babanın kendi olamadığı müzisyen kimliğini oğlunda yaşatmaya çalışması ve yaşanan dramlar konu ediliyor. Sonrasında ise kendini aşarak keşfedilen oğlunun yükselişinin önünde duran babanın oğluyla olan trajik ilişkisi gözler önüne seriliyor.
Helfgott'ın gerçek hayat hikayesinden alınan bu senaryonun devamında ise, bir konserde, salonun alkıştan yıkıldığı bir anda, David'in yıllar boyu baskılara boyun eğmiş beyninin iflasına tanıklık ediyoruz. Bu olay sonrasında 12 yıl akıl hastanesinde kalan David Helfgott, üstün yeteneği ve uğraşısı sayesinde yaşama dönüyor ve gelmiş geçmiş en önemli piyanistlerinden biri olarak tarihe adını yazıyor.
4 milyondan fazla satan 'The Last Great Romantic, Rahmaninov' albümü 'Billboard' dergisi tarafından en başarılı klasik müzik albümü seçilen Helfgott, Bilim İlaç tarafından düzenlenen Gerçekler Maskelenmesin projesine de destek veriyor. Bu yıl ikincisi düzenlenen projenin yarışma ayağının ismi; "Ateşin Düştüğü Yerden Sesler, Yüzler, Öyküler"... Öykü yarışmasının da jüri üyeleri arasında bulunacak olan Helfgott, bu proje ile şizofreni hastalarına ilham vermek istediğini söylüyor.
Bilim Solunum WWF-Türkiye'nin Küresel İklim Değişikliği Çalışmalarını Desteklemektedir.
Türkiye'nin doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması amacıyla farklı alanlarda ve disiplinler arası çalışmalar yürüten WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve Türk ilaç sektörünün lokomotif şirketlerinden Bilim İlaç küresel iklim değişikliğine karşı el ele verdi.
Bilim İlaç Solunum ekibi, WWF-Türkiye'nin Küresel İklim Değişikliği ile ilgili tüm çalışmalarını destekliyor.
İlaç sektörünün sosyal sorumluluk çalışmalarının da öncülerinden Bilim İlaç, gezegenimizi tehdit eden küresel iklim değişikliği problemine karşı kayıtsız kalmayarak "Küresel İklim Değişikliği ve Sağlık üzerine Etkileri" konusunda bilgilendirme toplantıları düzenlemektedir. Bu çerçevede, Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ile 6 aylık dönemde 18 adet toplantı yapılması planlanmıştır. Bunlardan 9'u gerçekleştirilerek toplam 560 hekime bilgilendirme yapılmıştır. Önümüzdeki dönemde de bu toplantılara devam edilerek 1000'den fazla hekime bilgi aktarılması hedeflenmektedir.
Sosyal sorumluluk bilincinin kurumun her bir çalışanının bilgilendirilmesiyle arttığına inan Bilim İlaç, Ayın Konuğu uygulaması kapsamında Prof. Dr. Miktad Kadıoğlu'nu Bilim İlaç Genel Müdürlük, Gebze ve Çerkezköy işletmelerinde konuk etti. Bilim İlaç çalışanlarını hem küresel iklim değişikliği ve solunum yolları hastalıkları arasındaki ilişkiye dair bilgilendirdi hem de geleceğe dair düşünmeye teşvik etti.
Yazarlar 'Aramızda' Şizofreni Hastalarının Yeteneklerini Gün Işığına Çıkarın Proje:
"Ateşin Düştüğü Yerden: Sesler, Yüzler, Öyküler..."
Şizofreni Dernekleri Federasyonu ve Bilim İlaç'ın desteği ile düzenlenen şizofreni hastalarına yönelik öykü yarışmasının sonuçları 4 Şubat Çarşamba günü Sofa Otel'de düzenlenen basın toplantısı ile açıklandı.
Ünlü yazar Mario Levi, Yapı Kredi Yayınları Editörü Murat Yalçın, tiyatro sanatçıları Payidar Tüfekçioğlu, Tuncel Kurtiz, Psikiyatrist Doç. Dr. Haldun Soygür ve Bilim İlaç Genel Müdürü Dr. Erhan Baş'tan oluşan jürinin seçtiği öyküler kitap olarak bir araya getirilecek. Aynı zamanda, birinci olan eser, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Tiyatro Kulübü öğrencileri tarafından sahnelenecek...
Şizofreni hastalarının topluma katılmasını sağlamak ve bu hastalığın toplum tarafından tanınmasına katkıda bulunmak amacıyla Şizofreni Dernekleri Federasyonu ve Bilim İlaç işbirliğinde "Ateşin Düştüğü Yerden: Sesler, Yüzler, Öyküler" isimli bir öykü yarışması düzenlendi.
Yarışmaya farklı yaş gruplarından 50 şizofreni hastası katıldı. Ünlü yazar Mario Levi, tiyatro sanatçıları Payidar Tüfekçioğlu, Tuncel Kurtiz, Doç. Dr. Haldun Soygür (Şizofreni Dernekleri Federasyonu Başkanı), Bilim İlaç Genel Müdürü Dr. Erhan Baş ve Yapı Kredi Yayınları Editörü Murat Yalçın'dan oluşan jüri zor bir seçim sürecinden sonra sonuçları belirledi. Jürinin seçimleri doğrultusunda;
- Hüseyin Avni Cinozoğlu
- Okay Uludokumacı
- Yümehan Celiloğlu
İlk 3'e giren isimler oldular.
Türkiye'de her yüz kişiden birinde görülme olasılığı olan şizofreni hastalığına dikkat çekmek, hastalığın ve tedavi yöntemlerinin daha yakından tanınmasına aracılık etmek amacıyla hayata geçirilen projede şizofreni hastalarının dışlanması ile mücadele etmeye çalışan Şizofreni Dernekleri Federasyonu, Bilim İlaç'ın da desteğini alarak, hastaların iç dünyalarını ifade edebilecekleri, yaratıcılık yanlarının açığa çıkarılacağı,bir proje olarak bu öykü yarışmasını düzenledi.
Düzenlenen basın toplantısında plaketlerini alan ilk 3'ün ödülleri ise şöyle: 1.'ye 2.500 TL, 2.'ye 1.500 TL ve 3.'ye 1.000 TL ödül verildi. Her 3 yarışmacı da Mario Levi Yazı Atölyesi'nden bir sezonluk eğitim hakkı kazandı.
Ayrıca, jürinin belirlediği ve dereceye giren bir öykü de senoryalaştırılarak, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Tiyatro Kulübü öğrencileri tarafından sahnelenecek. Projenin devamında ise yine jüri tarafından seçilen öyküler bir kitap halinde yayınlanacak.
Türkiye'de yaşayan 350.000 şizofreni hastasının birçoğu sokaklarda, işyerlerimizde hastalıklarını saklayarak/saklamaya çalışarak yaşıyorlar. Küçümsenmeden, iyi şartlarda tedavi edilerek yeniden birey olmak ve toplumda yer edinmek ve tabiî ki çalışabilmek istiyorlar.
Bu proje, yeteneklerini sergileyebilecekleri fırsatlar verildiğinde onların da çok çarpıcı işler çıkarabildiklerini kanıtlıyor. Bu anlayış doğrultusunda da herkesi onları anlamaya, el ele tutuşmaya, damgalamamaya çağırıyor.
www.gerceklermaskelenmesin.com
Bilim İlaç, İstanbul Modern Sanat Müzesi'ndeki Magnum Fotoğrafları ile Türkiye Sergisi Sponsoru
Bilim İlaç, Türkiye'nin kültür ve sanat mozaiğine katkı sağlamak için dünyanın en önemli fotoğraf ajanslarından Magnum Photos'un Türkiye ile ilgili fotoğraflarını ilk kez bir araya getirerek kapsamlı biçimde İstanbul Modern Sanat Müzesi'nde sergilediği “Magnum Fotoğrafları ile Türkiye” sergisine, sergi sponsoru olarak destek verdi.
Magnum Photos'un 16 usta fotoğrafçısının ülkemize çeşitli açılardan bakan çalışmalarının yanı sıra 60. yılını kutlayan Magnum Photos'un koleksiyonundan geniş bir seçki ve yayınlar da yer aldı. 17 Şubat 2007'de açılan sergi, 20 Mayıs 2007'de sona erdi.
Robert Capa gibi fotoğraf sanatının efsane isimlerini de barındıran ve dünya çapında tanınmış fotoğrafçıların seçme yapıtlarını bir araya getiren serginin eş küratörlüğünü Engin Özendes ve Diane Dufour üstlendi.
İstanbul Modern Sanat Müzesi'nin Süreli Sergi Salonu'nda yer alan Magnum Fotoğrafları ile Türkiye başlıklı bölüm, 16 fotoğrafçının 1940'lardan günümüze uzanan bir zaman dilimi içinde ve farklı dönemlerde çektikleri Türkiye fotoğraflarını içerdi.
Sergide, Robert Capaz (1913-1954), Erich Lessing (1923), Costa Manos (1934), Ara Güler (1928), Gilles Peress (1946), Leonard Freed (1929), Abbas (1944), Alex Webb (1952), Nikos Economopoulos (1953) Gueorgui Pinkhassov (1952), Bruno Barbey, Jim Goldberg (1953), Antoine d'Agata (1961), Paolo Pellegrin (1964), Martin Parr (1952) ve Harry Gruyaert'ın (1941) toplam 205 fotoğrafı yer aldı.
İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi, Magnum'un 60.Yılı'nı ajansın kuruluşundan bugüne uzanan bir seçkiyle kutladı. Bu bölümde olaylar, alıntılar ve dünya fotoğraf tarihinin kilometre taşı olmuş 65 fotoğrafın yanı sıra Magnum'un 71 özgün yayınına da yer verildi.
